Yazar: Fatma Özdemir
-
Ayurveda ve Bağışıklık

Uzun zamandır, yaklaşık binbeşyüz sene kadar önce yazılmış bir Ayurveda kitabını Türkçe’ye çevirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu esnada fark ettiğim bana çarpıcı gelen ve günümüze ışık tutacağını düşündüğüm bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.
-
Arkamdan Su Döken Eller

Eksiği yok fazlası vardır, otuz yıldır gidiyorum bu evden, bazen yakınlara bazen daha uzaklara…
-
Demek ki Elli Yaşıma Gelmem Gerekiyordu…

İstanbul’a inecek bir uçakta oturuyorum, yüzümde bir gülümseme, kulağımda uçak gürültüsünü kesen bir kulaklık, elimde Almanca bir çocuk kitabı. Biraz uyudum galiba. Uyandım, arkada Pinhani harika gitarını çalıyor. Başımı gayrı ihtiyari sola çevirdim, dışarı baktım. Güneş bulutları ışığa boğmuş, ışıl ışıl köpürmüşler gibi… Bir an kendimi o kadar tam hissettim ki… Demek ki elli yaşıma…
-
Anamın Adı, Ağzımın Tadı

Annesinin adı, adım olmuş: Fatma. Beni hep “Anamın adı, ağzımın tadı” diye severdi Dedeciğim.
-
Cesaret

Küçücük bitki, kocaman bir çiçek açmış! Üstelik etrafı kocaman, yemyeşil ve çiçeksiz ağaçlarla doluyken. Görünce bir süre aklım almadı, uzun uzun seyrettim. O küçücük bitki, korkmadın mı sen? Kendinden hiç şüphe etmedin mi? Etrafında onlarca kocaman bitki ve ağaç varken ve onların hiçbiri çiçek açmamışken nasıl böyle kocaman bir çiçek açmaya cesaret edebildin? O kocaman…
-
Rutin

Yaz bitiyor yavaş yavaş, okullar açılıyor, daha rutin yaşamlarımıza geri dönüyoruz. “Rutin” sıkıcı bir kelime gibi görünse de iyi bir yaşamın önemli bir parçası. “İyi bir rutinimiz” varsa, günün geri kalanını bize iyi gelecek bir şekilde geçirmek, yeni bir şeyler öğrenmek veya bize hizmet etmeyen şeylerle vedalaşmak kolaylaşıyor, çünkü “kendi merkezimizde kalmamız” daha kolay oluyor,…
-
Aṣṭāṅga Hṛdaya’nın İlk Cümlesi

Ayurveda’nın en sevdiğim taraflarından biri çok karmaşıkmış gibi görünen hayat memat konularını çok basit temel prensiplere indirgeyip bize sunabilmesi. Bazen o kadar basit görünüyor ki zihnimiz kabul etmiyor. Her şey daha karmaşık ve dallı budaklı olmalıymış gibi geliyor ve bu basit bilgileri göz ardı ediyoruz.
-
Ayurveda’yı Türkiye’de Anlamak

Bu konu çok uzun zamandır kafa yorduğum bir şeydi. Nihayet oturup yazabildim! Yazıma ulaşmak isterseniz Hapaka Blog’da bulabilirsiniz. Adresi: https://www.hapaka.com/ayurvedayi-turkiyede-anlamak. Sevgilerimle,Fatma Özdemir02.07.2021@www.hapaka.com
-
Filizlendirme

Kendimden biliyorum filizlendirme ile ilgili biraz okumaya ve internette araştırma yapmaya başlayınca insanın kafası çok karışıyor. Sanki çok hassas ölçüler, süreler varmış, bu işe özel mutfak aletleri gerekiyormuş gibi geliyor ve insan bir türlü başlamaya cesaret edemiyor. Oysa bir kez yapınca insanın aklındaki soruların çoğu yanıtlanıyor. O sebeple evimizde bir kavanozun içinde sessizce, hatta ölüymüş…
-
Cildimiz İçin Aloe Vera

Çoğumuzun cildimiz ile ilişkisi biraz severken boğmak gibi geliyor bana! 🙂 Bir yandan cildimizi çok seviyoruz, ona iyi bakmak istiyoruz, doğal, dolgun, pırıl pırıl görünsün, mümkünse pürüzsüz, kırışıksız, ışıl ışıl olsun istiyoruz, diğer yandan ona iyi bakacağım derken türlü türlü, ucuz pahalı pek çok kimyasal kozmetiği hiç düşünmeden cildimize sürüyoruz. Cildimiz en büyük organlarımızdan biri…
-
Karantinadan Öğrendiklerimiz – Yiyeceğimize İçeceğimize Sahip Çıkmak

Yemek tariflerini yazdığım ilk deftere baktım bugün, 1997 yılının Borusan ajandası. Yani üniversiteyi bitirip Istanbul’da bir işe girip caanım çocukluk arkadaşım Ebru ile ev paylaşmaya başladığımız yıldan. Ben mühendis olarak çalışıyorum, Ebru 5.sınıf tıp öğrencisi. Defterin çoğu Ebru’nun her gün televizyondan izlediği A La Luna isimli yemek programında Gülriz Sururi’nin verdiği birbirinden egzantrik yemek tarifleri…
-
Karantinadan Öğrendiklerimiz – Teknoloji

2020 yılının ilk çeyreği ancak filmlerde göreceğimiz türden, tüm dünyayı derinden etkileyen olaylarla başladı. Kırk yıl düşünsek milyarlarca insanın aynı anda ev karantinasında kalacağını, dünya ölçeğinde türlü türlü kuralların, önlemlerin ve hatta bazı ülkelerde gördüğümüz gibi deneysel yaklaşımların kullanılacağını hayal edemezdik. Uygun iş kollarında pek çok işin uzaktan yaparak ilerleyebildiğini görmek kadar, eğitim, spor, müzik…
-
Güney Hindistan’da CIMH Tıbbi Bitkiler Cenneti

Güney Hindistan’da Kuambatur’a yakın Vaidyagrama Ayurveda Şifa Köyü’nde aldığımız 10 günlük Ayurveda eğitiminin bir parçası olarak bitkisel ilaçlar üreten büyük bir fabrikayı ve hemen yakınında bu ilaçlarda kullanılan bitkilerin sergilendiği muhteşem bir botanik bahçesini gezdik. Güney Hindistan’ın en büyük bitkisel ilaç üreticilerinden AVP’nin Kanjikode/Palakkad/Kerala’daki kampüsünde yer alan fabrikada binlerce yıl önce geliştirilip kayda geçirilmiş bitkisel…
-
Saçlarımız İçin japon Gülü

Vaidyagrama Ayurveda Şifa Köyü’ne detoks için değil seminerlere katılmak için geldim ama Şubat ayının son günlerinden birinde Istanbul’da 10 derecenin altındaki kışı bırakıp burada 35 derecede yaza gelince büyük bir hava değişimi yaşadım. Geldiğimiz günden hemen sonraki gün seminerler başladığı için tam olarak dinlenememem de biraz durumu ağırlaştırdı galiba. Ağrılarım çok artınca oradaki doktorlara danışmaya…
-
Vaidyagrama İzlenimlerim

2010’lu yılların başında yaşantıma giren ve son yıllarda daha derinlemesine öğrenme ve kendi yaşantımda tecrübe etme şansı yakaladığım Ayurveda kadim bilgilerinin kökeni olan güney Hindistan’a gidip oradaki doktorlardan seminerler dinleme şansım olunca değerlendirmek istedim. Kadim bilgiler olarak bildiğimiz bu eski bilim, Hindistan’da kanlı canlı yaşayan bütünsel bir sağlık sistemi olarak Batı Tıbbı ile birlikte ayakta!…
-
Sade Yağ, Sadece Yağ!

Mutfağımın olmazsa olmazlarından biri sade yağ. Yapmayı öğrendiğimden beri mutfağımda sadece sade yağ ve zeytinyağı kullanıyorum. Sebzeler dahil hemen hemen her yemeği sade yağ ile pişiriyorum, kahvaltıda ekmeğime sade yağ sürüyorum. Zerdeçalla şifalandırılmış fosforlu sarı rengi ile mutfağımın baş tacı desem yalan olmaz. Sade yağ, tereyağının içindeki su ve sütü ayırarak yapılıyor. Bazen ayranını ayırmak…
-
Bir Makas Kılıfının Düşündürdükleri…

Çocukluğum yetmişlerde ve seksenlerin başında Hollanda’da geçti. Yaşıtlarıma göre oyuncak ve malzeme bolluğu açısından şanslı bir çocukluk geçirdiğimi zannediyorum. Annem, babam, dört kardeş, babaannem ve dedemle birlikte o tipik, üç katlı, sıralı Hollanda evlerinden birinde geçti çocukluğum. Barbi bebekten, üzerinde mini ameliyat yapabildiğiniz ve kullandığınız cımbız organların etrafındaki metal parçaya değerse burnu kıpkırmızı yanan adama…
-
Gerçek Gıdayı Nasıl Tanıyabiliriz?

Geçen hafta bir iş arkadaşım elime küçük bir torba tutuşturdu. Üzerindeki büyük etikette “YULAF healing foods”, minik yeşil etiketlerinde “şekersiz” ve “%100 vegan” yazan, süslü, sevimli bir çanta. Dedi ki: “Nişanlım pastacılık eğitimi almış bir şef ve şimdi kendi markasını yaratmaya çalışıyor, sana da tatman ve fikir vermen için örnekler getirdim. Paketinden rengine, tadından Instagram…
