Karantinadan Öğrendiklerimiz – Yiyeceğimize İçeceğimize Sahip Çıkmak

Yemek tariflerini yazdığım ilk deftere baktım bugün, 1997 yılının Borusan ajandası. Yani üniversiteyi bitirip Istanbul’da bir işe girip caanım çocukluk arkadaşım Ebru ile ev paylaşmaya başladığımız yıldan. Ben mühendis olarak çalışıyorum, Ebru 5.sınıf tıp öğrencisi. Defterin çoğu Ebru’nun her gün televizyondan izlediği A La Luna isimli yemek programında Gülriz Sururi’nin verdiği birbirinden egzantrik yemek tarifleri ile dolu. Ebru bu tariflerin çoğunu pişirirdi ve akşamları afiyetle yerdik. İçi haşlanmış yumurtalı dev bir köfte vardı bir gün akşam yemeğinde mesela, ha haa, ne kadar deneysel ve güzel günlerdi! O dönemlerde deftere benim eklediğim yemek tarifleri tek tük diyebilirim ama 2010 ların başından itibaren yazdığım tarifler, aldığım notlar bir anda artmış.

Yemek tariflerini yazdığımız defter

Demek ki on seneyi geçmiş bu merakım. Yeme içme opsiyonlarının çokça arttığına, küçük bakkalların, manavların hızla devasa marketlere dönüştüğüne tanık olan bir nesildenim. Uzun yıllar bu dönüşümü gayet normal karşılasam da bir zaman geldi, yedip içtiklerimizle ilgili çok basit şeyleri bile bilmediğimi fark ettim. İçimde bazı sorular oluşmaya başladı. Yanıtlar buldukça yeni sorular geldi ve bu süreçte yiyip içtiklerimizin bizler için ne kadar önemli olduğunu, hazır ve kolay görünen opsiyonlarla dolu bir dünyada gerçek besin tüketmeye çalışmanın ne kadar çok emek istediğini fark ettim.

Ekşi mayalı ekmeğimi bu sefer döküm tencerede yapmayı denedim

Örneğin, maya nedir, hazır maya nedir, ekşi maya nedir, kabartma tozu nedir, karbonat nedir, neden bazı tariflerde kabartma tozu varken, diğerlerinde karbonat var veya gluten nedir, gerçekten herkese zararlı olabilir mi, yüzyıllardır ana gıdası ekmek olan bu topraklarda buğdayla ilişkimizi koparmak mantıklı mı veya evimdeki sebze veya yemek çok hızlı bozulurken, paketli gıdalar nasıl aylarca raflarda durabiliyor, domates veya patlıcanın her mevsim yetişmediğini bildiğim halde markette yıl boyunca hep aynı köşede fiyatı biraz artıp azalarak durması normal mi, besinlerin asit veya alkali olması ne demek, bedenimizi nasıl etkiler gibi pek çok soru…

Hatta hatırlıyorum bir dönem o kadar kafam karışmıştı ve okuduklarımdan hangisine inanacağımı bilemez hale gelmiştim ki batının bilimsel yaklaşımlarla asiditesini ölçüp alkalidir diyerek önerdiği veya asittir diyerek etiketlediği besinlerle bütüncül bir yaşam bilimi olan Ayurveda’nın önerdiği ve önermediği besinleri tek tek karşılaştırmalı olarak inceleyip bilgilerin çok paralel olduğunu görünce garip bir şekilde biraz şaşırmış ve rahatlamıştım. Belki bir gün o listeyi yayınlarım.

Urla pazarı. Gezdiğim yerlerde yetişen şeyleri pazarda keşfetmek en büyük zevklerimden.

Nefesimiz gibi yiyip içtiklerimiz de yaşamımız boyunca bize eşlik ediyor ama çoğu zaman fark etmiyoruz. Şu anda nefesinize bir bakın mesela, sığ mı derin mi, nefesinizi tutuyor musunuz, ağzınızdan mı yoksa burnunuzdan mı nefes alıyorsunuz? Nefesi fark etmek dikkatimizi bir anda bedenimize ve bu ana getirebiliyor. Bunu düzenli olarak yapabilirseniz farkındalığınız yavaş yavaş yükseliyor. Tıpkı nefes gibi yiyeceklerimize bakmak da bence benzer bir farkındalık oluşturuyor yaşantımızda. Yiyip içtiklerinize birazcık emek vermeye razıysanız uzun vadede sağlığınıza ve bağışıklık sisteminize dönüşü muhteşem oluyor.

Havaalanındaki restoranda şeften rica ettim döküm tabakta servis etti yumurtamı. Ekmeğim ve çayımı yanımda götürmüştüm.

Karantina günlerinin getirdiği belirsizlik, sokağa çıkma yasakları ve bu sürenin çok uzaması ihtimali biraz panik yarattı maalesef biliyorsunuz. Stres altında pek çok insan ilk olarak ekmeğini, makarnasını, ununu sağlama almak istedi, acaba kendimiz bahçemizde veya saksıda bazı şeyleri yetiştiremez miyiz soruları arttı. Diğer yandan bağışıklık sisteminin güçlü olmasının önemi bir anda ön plana çıktı ve ekşi maya ile ekmek yapanlar, probiyotik turşular kuranlar, türlü türlü çay tariflerini deneyenler oldu. Biraz stresten, biraz sıkıntıdan, biraz sosyal medyada paylaşma ihtiyacından olsa bile bu sorgulamaları ve denemeleri çok olumlu buluyorum. Her birininin bizleri yiyip içtiklerimize yaklaştırdığını düşünüyorum. Satın alıp düşünmeden kolayca tükettiğimiz kaliteli bir ekşi maya ekmeği yapmanın ne kadar uzun saatler gerektirdiğini bir kez bile görmek artık geri dönüşü olmayan bir farkındalık yolculuğu olabilir.

Mevsiminde sebzeler bolken probiyotik turşu yapma denemelerimden biri

Ayurvedaya göre bugün yediğimiz besinler yaklaşık bir ay sonra bedenimizdeki hücrelere dönüşüyor. Yani bugün yediğimiz şeylerin bağışıklık sistemimizin bir parçası olması yaklaşık bir ay alıyor. Dolayısıyla bağışıklık sistemimizi güçlendirmek hemen bugünden yarına olacak bir şey değil, bir süreci var. Bağışıklık sistemimizi güçlü tutmanın bence en kolay yolu her gün yiyip içtiklerimizin kalitesini bir tık artırmak. Bu konuya biraz farkındalık getirmek, sorgulamak. Gerçek bir ekmeği yapmak bile bu kadar emek istiyorsa, bize çok ucuza sunulan yiyeceklerin içeriğine bir kez alıcı gözle bakmak. Bir kez soru sormaya alışırsak, yanıtlar gelmeye başlıyor gibi hissediyorum. Karantina günleri bitip alıştığımız normal yaşantımıza dönerken yiyeceklerimiz ve içeceklerimiz ile ilgili bir iki sorunun bizlere eşlik etmesini diliyorum.

Kaliteli malzemeler ile basit bir yaz kahvaltısı dünyanın en güzel yemeği gibi geliyor bana!

Bugünlerde yiyip içtiklerinizle ilgili fark ettiğiniz şeyler olduysa duymayı çok isterim. Birbirimizden ilham alıyoruz ve paylaştıkça artıyoruz.

Sevgilerimle,
Fatma Özdemir
19.04.2020
Emirgan/Istanbul

2 comments

  1. Sevgili Fatma, ne kadar güzel bir el yazın varmış. Tertipli özenli kişiliğini yansıtıyor. Ayurveda nın önerdiği – önermediği besinler listesini acil bekliyoruz. Sevgiler.

    Beğen

Timuçin için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s